Chivalry: Medieval Warfare İncelemesi

Bu yıl sonbahar oyun severler için çok bereketli geçiyor, birbirinden güzel oyunlar sırayla piyasaya düşüyor. Kickstarter ile finanse edilen, FPS-Slasher oyunu Chivalry: Medieval Warfare de bu ay piyasaya çıkan başarılı oyunlardan birisi.

Paralel bir evrende geçen Chivalry: Medieval Warfare, adından da anlaşılacağı gibi orta çağda, iki krallık arasındaki mücadeleyi konu alıyor. Maalesef orta çağ konsepti FPS oyunları için pek alışıldık bir zaman dönemi olmadı. Her ne kadar birçok strateji oyununa konu olan bir zaman dilimi olsa da, FPS oyunları gün geçtikçe modern savaş alanlarını daha çok tercih ediyor.

Chivalry: Medieval Warfare sayesinde oyuncular, kılıcını, kalkanını, mızrağını alıp orta çağın vahşi savaş alanlarında boy gösterebiliyor. Torn Banner Studios isimli bağımsız bir firma tarafından geliştirilen oyun aslında, Valve’in Source motoruyla hazırlanan bir mod olan Age of Chivalry’nin devamı niteliğinde.

Chivalry: Medieval Warfare’da hikaye açısından pek bir beklentiniz olmasın. Herhangi bir senaryo ya da tek kişilik oyun modu bulunmayan Chivalry, tamamen multiplayer oyun sistemi baz alınarak geliştirilmiş. İlk oyunu oynayanlar da bilirler, Chivalry kolayca erişilebilen, eğlenceli, hızlı, aksiyon dolu çok oyunculu bir tecrübe sunuyor.

Unreal 3 oyun motoru üzerine inşa edilen Chivalry: Medieval Warfare’in görselleri çok başarılı bir şekilde hazırlanmış. Çoğu FPS’de görmeye alıştığımız haritaları üçe dörde katlayacak büyüklükteki savaş alanları, dönemin atmosferini en iyi şekilde yansıtacak biçimde hazırlanmış. Devasa kaleler, arka planda gerçekleşen kuşatma hazırlıkları ve daha birçok detay oyuna çok akıllıca yerleştirilmiş. Chivalry: Medieval Warfare’in düşük bütçeli bir oyuna göre bu kadar güzel grafiklere sahip olması beni biraz şaşırttı açıkçası.

Düşmanlarınızın kafalarını gövdelerinden ayırırken etrafa saçılan kanlar, zırhlarla ve silahlarla etkileşime geçerek, oyunun vahşi doğasını görmemizi sağlıyor. Yeri gelmişken belirtelim, oyunda düşmanlarınızın bütün uzuvlarını kesebiliyorsunuz. Yani Chivalry belki her oyuncuya göre olmayabilir, zira yapım, orta çağın vahşi ve acımasız savaşlarını apaçık göstermekten kaçınmıyor.

Bir oyunda sağlam bir yakın dövüş sistemi bulunacaksa, darbelerin gerçekçiliğini yansıtmak için kaliteli ses efektlerine sahip olması şart. Chivalry bu kriteri de başarıyla geçerek, ufak tefek eksiklikleri olsa da gayet sağlam bir melee combat sistemi sunuyor. Oyundaki her darbe, her hareket gerçekçi bir ses efektiyle aktarılıyor. Çift elle kullanılan koca bir silahı düşmanınızın kafasına geçirdiğinizde çıkan ses, göğsüne kılıç saplanan bir askerin boğazından gelen gargara nidası, oyunun acımasız doğasını yansıtan en büyük etkenlerden.

Oyunun müzikleri de dönemin atmosferini pekiştirir şekilde hazırlanmış. Özellikle maçların son dakikalarında çalmaya başlayan, temposu yüksek melodik şarkılar benim favorim.

Chivalry: Medieval Warfare’in grafikleri ve sesleri gayet güzel hazırlanmış, oyun hem göze hem de kulağa gayet iyi hitap ediyor. Bu iki faktör bir oyun için çok önemli olsa da, insanların en çok önem verecekleri nokta oynanabilirlik ve oyun mekanikleri olacaktır. Bu iki faktör noksan olduğu sürece bir oyunun başarılı olabilme gibi bir şansı bulunmuyor.

Bu oyunun en önemli özelliği olan savaş/dövüş sistemi basit bir konseptle hazırlanıyor. Basitliğine rağmen çok güzel bir şekilde işleyen bu sisteme alışması da gayet kolay oluyor. Farenin sol tuşuyla savurma saldırısı yapıyor, sağ tuşuyla bloklama hareketlerini gerçekleştiriyoruz. Fare tekerliğini yukarı kaldırarak saplama hareketi, aşağı indirerek de tepeden aşağı dikey bir saldırı gerçekleştirebiliyoruz.

İlk başta bahsettiğim gibi aslında çok basit bir sistem, fakat oyunun konseptiyle gayet uyumlu ve tecrübeli oyuncularla dövüşürken uygulaması gitgide zorlaşan bir sistem.

Oyun her ne kadar ilk başta kolay anlaşılabilen mekaniklere sahip olsa da, oynadıkça çok daha derin bir öğrenme sürecinin bulunduğunu fark edeceksiniz. Oyundaki her silahın kendine göre bir hareket şeması bulunuyor. Dolayısıyla bir mızrağı kullanmak ile bir kılıcı kullanmak arasında çok büyük fark oluyor. Oyuncular kendi stillerine göre bir silah seçip onun mekaniklerini öğrenebilirlerse daha başarılı olabiliyorlar.

Chivalry’de Archer, Vanguard, Men at Arms ve Knight olmak üzere oynayabileceğimiz 4 adet sınıf bulunuyor. Bu sınıfların her birinin kendine göre birer özelliği var. Örneğin Man at Arms hafif bir zırha sahip hızlıca hareket edebilen bir karakter iken Knight ağır zırhlı, vurduğunu yerin dibine oturtturan bir karakter. Oyunda olmasa da olurmuş dediğim bir sınıf olan Archer da okçu sınıfı. Chivalry’nin en güzel yanı yakın dövüş sisteminden mahrum bu sınıf, fazla detaylandırılmamış bir savaş sistemine sahip.

Oyundaki her sınıf birçok silahı kullanabiliyor. Bunlar çift elliler, tek elliler, kalkanlar, topuzlar, mızraklar, kısacası o dönem kullanılan savaş ekipmanlarının birçoğu oyunda bulunuyor. Bunların yanı sıra mancınık ve balista gibi bazı kuşatma ekipmanlarını da oyun içinde kullanabiliyorsunuz.

Chivalry’de oynayabileceğiniz oyun modları biraz çeşitlilik gösteriyor. Genelde takım bazlı olan bu seçeneklerden benim favorim “Team Objective” modu. İki takımın mücadele ettiği bu maçlarda oyun süreçlerle ilerliyor. Örnek verecek olursam, Team Fortress 2 ve ya Battlefield oyunlarındaki rush modu gibi harita aşamalarla değişkenlik gösteriyor. Bu haritalarda genelde bir takım bir hedefe saldırırken diğer takım o hedefi savunmaya çalışıyor. Görevlerden bazıları köylüleri katletmek, bazıları soylu aileleri katletmek, kimisinde direkt kralı öldürmek vs. şeklinde. Genelde 3 aşamaya ayrılan bu haritalarda saldıran takım belli bir süre içerisinde görevi yerine getiremezse maçı kaybetmiş sayılıyor.

Bir diğer oyun modu da “Last Man Standing,” FPS oyunlarından alışkın olduğumuz bu modda ilk 7 round’u kazanan takım galip geliyor. Her round için bir kere hayata gelebildiğiniz için bu oyun modunda hareketlerinize biraz daha dikkat etmeniz gerekiyor. Bunların yanında free for all, capture the flag, king of the hill gibi oyun modları da mevcut.

Şimdiden birçok içeriğe sahip bu güzel orta çağ konseptli FPS için, geliştirici firma ilerleyen günlerde birçok yeni içerik ekleneceğini ve sürekli olarak oyunu destekleyeceğini duyurdu. Zaten Kickstarter’da vaat edilen özelliklerin bir kısmı henüz oyuna eklenmemiş durumda. Buna rağmen Chivalry: Medieval Warfare gayet tatmin edici bir oyun olmuş.

Tarzı seven oyuncular için ya da FPS oyunlarında yeni bir soluk arayanlar için kesinlikle kaçırılmaması gereken bir oyun. Torn Banner da kesinlikle desteklenmesi gereken, oyuncuların içinde olan bir firma. Bu ikisi birleşince de ortaya çıkan sonuç son derece tatmin edici. Düşmanlarınızla göz göze, diş dişe mücadele edeceğiniz bir deneyim yaşamak istiyorsanız, Chivalry Medieval Warfare tam size göre bir oyun.

La Casa De Papel İçin İstanbul İddiaları!

Bu yazıyı arkadaşlarınla paylaş!
Yazar

GameXNow

GameX Dijital Eğlence ve Oyun Fuarı'nın resmi oyun haber sitesi!