Huzur İsteyenler İçin: Alto’s Odyssey İncelemesi

Bir oyuncu olarak oyunlardan genel beklentim, bana bu dünyayı unutturması, beni alıp farklı diyarlara götürmesidir. Bir zamandır IOS kullanıcıları için erişebilir olan Alto’s Odyssey, sonunda Android kullanıcıları için de indirilebilir duruma geldi ve oyunu deneme fırsatı buldum. Deneyimlediğim süre boyunca genel beklentimi çok rahat bir şekilde karşıladı.

Sonu Gelmeyen Bir Yol

Alto’s Odyssey bir sonsuz koşu oyunu olarak tanımlanabilir kısaca. İlk oyunu olan Alto’s Advanture’ı oynayanlar bilirler ki kahramanımız Alto’yu bayır aşağı kayarken götürebildiğimiz kadar ileri gitmesini sağlıyorduk. Alto’s Odyssey de aynı mekanik üzerine kurulmuş.

Şimdi oyunu ilk oyunla olan benzerlikleri ve farklılıklarını ayırarak anlatmak istiyorum. Böylece yeni oyunun size ne vadettiğini daha rahat anlayabilirsiniz. Farklılıklarından başlamak gerekirse, direkt olarak göreceğiniz arka plan temasındaki değişiklik. Çöl temasını seçen ve bize çölün tüm güzelliklerini göstermek isteyen yapımcılar, tasarım olarak çok iyi iş çıkarmışlar.

Çöl ise bölgelere ayrılıyor ve görebileceğiniz engeller de ona göre şekilleniyor. Mesela kanyonlara geldiğinizde uçurumlarla karşılaşırken tapınaklarda daha çok, binalar ve köprüler görüyorsunuz. Her bölge sonunda ise küçük bir boss dövüşü olarak nitelendirebileceğimiz lemurla karşılaşıyorsunuz. Lemur sizi yakalamaya çalışırken yapmanız gereken hızlanmak ve uçuruma gelene kadar arayı kapatmasını önlemek.

Bir diğer farklılık ise kuş cenneti denen yerlere geldiğiniz de sizle beraber uçmaya başlayan kuşlar. Dürüst olmak gerekirse çok hoşuma giden bir özellik olmuş bu. Bir sonraki kuş cennetine gelene kadar yanınızda uçuyor ve sonra yerini diğer kuşa devrediyor. Sizle olduğu süre boyunca bazı altınları da sizin için toplayabiliyor.

Bunlara ek olarak atölye’ye iki eşya eklenmiş: pusula ve kum tahtası. Pusula belli bir ücret karşılığı istediğiniz bölgeden başlayabilmenizi sağlıyor. Kum tahtası ise oyuna eklenmiş yeni bir mekanik olan duvarlarda kayabilmenizi sağlıyor. Bu duvarlar üzerindeki nokta deseniyle kendini belli ediyor ve siz de yükselmek için bu duvarların üzerinde kayıyorsunuz.

Güzel Olan Şey Saklanır: Alto’s Odyssey

Gelelim aynı olan taraflarına ki maalesef liste biraz uzun. Yapımcılar direkt olarak ilk oyunda ne varsa eklemişler Alto’s Odyssey’ye ama bence bunda haklılar, güzel şeyleri korumak şart biraz. Neler var peki bir hatırlayalım isterseniz: huzur verici müzikler ve arka plan, kum fırtınaları, yağmurlar ve bunların sesleri, güneşin doğuşu ve batışı… Oyunda olduğunuz sürece gece ve gündüz döngüsü devam ediyor. İsterseniz ana menüde bekleyin fark etmiyor bu. Hepsi o kadar güzel ki yapımcılar skor derdiyle uğraşmasınlar, sırf şu güzelliklerde kaybolsunlar diye ZEN MODU eklemişler. Ölmek yok, görevler yok, sadece siz ve fotoğraf makineniz var. Evet, yapımcılar yakaladığınız manzaraları kaydedebilmeniz için fotoğraf çekebilme seçeneği eklemişler. Bunu seçtiğinizde oyun duruyor ve ayarlayıp fotoğraf çekebiliyorsunuz. Tek sorun biraz ilerlediğimde kayaların garip garip değiştiği bir bug görmem oldu ama düzeltilemeyecek bir şey de değil.

Level sistemi de aynı şekilde devam ediyor Alto’s Odyssey de. Yine level atlamak için 3 görevi bitirmeniz gerekiyor. Level atlamanız karakterleri açabilmeniz için gerekiyor. Her 10 level’da bir, bir karakter kullanılabilir oluyor. Karakterlerin de biri hariç ilk oyundakilerle aynı olduğunu da söyleyeyim. Alto ana karakterimiz ve hiç bir özelliğe sahip değil. Maya ise Alto’ya göre daha hızlı takla atıyor ama daha yavaş hızlanıyor. Paz ise bu ikisine göre daha kolay hızlanıyor. Izel’in atölye eşyasına denk gelme şansı daha fazla. Felipe, ikili atlama yapabilen bir lama ve en sevdiğim karakter. Sumara ise ilk oyunda olmayan karakterimiz ve özelliği lemurların onu kovalamamasını sağlamak.

Bahsettiğim ama açıklamadığım son şey ise atölye kısmı. Burayı gerçek para ile özellik almak, ekipmanlarınızı güçlendirmek ya da yeni ekipman açmak için kullanıyorsunuz. Mıknatıs, yakındaki paraları çekmenizi sağlıyor. Lotus ise sizi ölümsüz yapıyor. Atölyeden bunların sürelerini uzatabiliyorsunuz. Ayrıca işinizi çok kolaylaştıracak tulum ve gizemli radyoyu da buradan aktifleştirebiliyorsunuz.

Huzura Ermek Demek Ki Buymuş

Çoğu şeyi ilk oyundan almış olsa da Alto’s Odyssey atmosferi zenginleştirme konusunda çok güzel bir iş başarmış. Sırf bu yüzden, canınız sıkkın olduğu zamanlarda ister oyunun kendi müzik ve sesleriyle, isterseniz de kendi açacağınız bir müzik eşlinde oynamak, sizi sakinleştirmeye yetecektir diye düşünüyorum.

Buraya tıklayarak oyunun sayfasına ulaşabilirsiniz.

Yeni Steam Güncellemesi Sohbete Yeni Soluk Getiriyor

Bu yazıyı arkadaşlarınla paylaş!
Yazar

Furkan Necati Ürkmez

Oyun evreninde kendini kaybetmiş ama halinden memnun bir 'Gamer'cık